Menu
Genel

1 Kasım Dünya Vegan Günü

(Herkese merhaba! 1 Kasım Dünya Vegan Günü için hazırladığım yazımı rötarlı yayınladım. 30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depremi sonrası hepimiz bir yas içindeydik. Ekranlara kilitlenmiş, bir kişinin daha sağ salim o enkazdan çıkabilmesini ümit ettik. Arama kurtarma çalışmaları sona erdi, yaralı kurtulanlar hayatlarına tekrar sıkı sıkıya bağlanarak, zor da olsa geri dönmeye başladı, kimileri eksilerek… Bu vesileyle hepimize geçmiş olsun diyorum ve ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. )

İnsanların, hayvanların, çevrenin yararı için hayvansal ürünleri kullanmayı reddeden ve bunların alternatiflerinin gelişimini destekleyen yaşam felsefesi veganlık, her yıl Kasım ayının ilk günü ‘’Dünya Vegan Günü’’ olarak kutlanmaktadır.

4 yıl önce hayvansal ürün tüketmeme kararı aldığımda, ben bile vegan kelimesinin ne demek olduğunu bilmiyordum. Tamamen tesadüf eseri girdiğim bu yeni süreçte yalnız olup olmadığımı internet sayfaları arasında gezinirken keşfettim. Bugüne baktığımda, (eminim ki algıda seçicilik yapmıyorum) çoğu insan vejetaryen ve vegan ayrımını yapacak bilince geldi. Veganizm özellikle medyada; bazı dizilerde ve öğle kuşağı programlarına katılan ünlü diyetislerin dilinde pelesenk olmuş durumda, tabii her zaman iyi anlamda degil. Bazen Türk dizilerinde görüyorum, veganlıkla ilgili aşağılayıcı ve sağlığa zararlı olduğu yönünde mesajlar veriliyor; halkın sağlığı kimsenin umurunda değil, yapılmak istenen sadece çıkar amaçlı markayı korumak ve tüketiminin azalmasını engellemek.  Yoksa üzerinde durulması gereken, topluma verilmesi gereken o kadar çok önemli ‘’mesaj’’  var ki, ama bunu çoğu zaman yapmıyorlar. Tabii tüm bu aşağılamalar ve yok saymalar bizleri hayvanların sesi olmaktan vazgeçirmeyecek. Bugün daha çok insan hayvan sömürüsünü TV ve internet ortamında yayınlıyor, havyan deneyleri daha çok konuşuluyor. Eğer insanlar alacağı şeyin deneysiz ve sömürüsüz bir alternatifi varsa boş vermiyor, onu seçiyor. Vegan olmak isteyenler eskiden; ‘’Şimdi ben ne yiyeceğim, ne giyeceğim?’’ arayışına girerken, artık böyle bir dert kalmadı, çünkü çok fazla vegan ürün piyasaya girdi. Hatta son olarak Karaköy Güllüoğlu bile vegan baklava yapmaya başladığını açıkladı, bakın bu sıradan bir haber değil, Güllüoğlu diyoruz:) Kozmetik alanında Eyüp Sabri Tuncer gibi Türk markalar ürünlerinin vegan olduğunu belirtmek amacıyla amblem kullanmaya başladı ve bir çok yabancı markanın vegan kozmetik ürünleri piyasada bulunuyor. Çook uzun yıllardır vegan olan insanlar; ‘’Yıllar önce bu kadar alternatifimiz yoktu.’’diyorlar. Eğer 10-15 yılda buralara geldiysek bir 10 yıl sonrasını düşünemiyorum.

Belki yavaş ama çoğalarak gidiyoruz, eksilmiyoruz. Bilinçli veganlık eksilmenin de önüne geçiyor. Bu yüzden daima neden vegan olduğumu anlatmaya devam edeceğim.

Bu vesileyle konu ile ilgili süreci hızlandıracak birkaç kitap önerisinde bulunmak istiyorum;

 

  • Jeffrey Moussaieff- Tabağındaki Yüz
  • Carol J. Adams- Etin Cinsel Politikası

1 KASIM DÜNYA VEGAN GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN.

 

Henüz Yorum Yapılmamış

    Yorumunuzu Yazın