Menu
Ekoloji

Avcılık

”Avlanmak bir spor değildir. Bir sporda her iki taraf da oyunda olduklarını bilmeli.”

                                                                                                  -Paul Rodrigues

 

Son yıllarda yaşanan hızlı endüstriyel gelişim, tarım mekanizasyonu ve hızlı nüfus artışı ekosistemin doğal dengesini ve sürdürülebilir yönetimi için ciddi anlamda birer tehdit unsuru haline gelmiştir. Buna ek olarak; aşırı avlanma yaban hayatı habitatlarını da son derece olumsuz etkilemiş, birçok bitki ve hayvan türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir.

Türkiye’de yaban keçisi, Anadolu Yaban Koyunu, yaban koyunu, kızıl geyik, karaca, alageyik, çengelboynuzlu dağ keçisi, kurt, ayı ve yaban domuzu gibi büyük memeliler Tarım ve Orman Bakanlığı izniyle avlanma planları çerçevesinde ‘’av turizmi’’ kapsamında avlatılmaktadır.

Ben ve benim gibi düşünen insanların, avcılığın spor adı altında aslında bir katliam olduğu ve avcılarında bariz şekilde katil oldukları konusunda hemfikir olduklarını düşünüyorum.  Bir spor müsabakasında tüm katılımcıların kendi rızası olduğu bilinir. Avda ise, sadece insan tarafının rızası var iken hayvan kişisinin asla rızası bulunmamaktadır. Ayrıca biliyoruz ki, spor müsabakalarında katılımcılar kendi güç ve kuvvetlerini kullanırlar, yani yanıltıcı, sinsi aletler ve planlar spor anlayışından oldukça uzaktır.

Tarih kitaplarından da öğrendiğimiz gibi insanoğlu uzunca bir süre avcı-toplayıcı bir hayat sürmüştü. Zamanın koşulları düşünüldüğünde insanlar da en az hayvanlar kadar çaresizdi ve ortada gerçek bir hayatta kalma mücadelesi vardı. Günümüz koşullarında, besin sektörü de endüstriyelleşmiş iken, avlanarak yemek bulma gereksinimi kalmamıştır. Hala kendilerinde avcılık içgüdüsü taşıdıklarını söyleyen avcı insanlar maalesef avlanma değil öldürme ve yok etme isteği taşıyorlar içlerinde ki bu ağır bir psikolojik bozukluğun göstergesidir. İnsanoğlunun yetinme duygusundan yoksunluğu avlanma konusunda da kendisini göstermiştir. Diğer canlılar ekolojik düzen içinde nesillerini devam ettirmek adına avlanırken, bu aşamada insan tamamen keyfi bir süreç içerisindedir.

Türler ve doğal kaynaklar hızla tükenmeye devam ediyor. Kimi türler için artık çok geç, kimisi yok oluşun eşiğinde. Para için peşkeş çekilen bunca zavallı hayvanın hayatı bilinçli ebeveyn, öğretmen ve hayvanseverlerin elinde diye düşünüyorum. Çünkü avcılık, silah sanayi ve sözde turizm için inanılmaz bir gelir kapısı oluşturmuş durumda. Şunun da altını çizmek isterim ki, para ancak bir insanda karşılık bulabilir. Doğa paranın dilinden anlamaz. Böyle devam ederse bugün avcı olan insanoğlu bu yok oluş tuzağında av durumuna düşecektir.

Henüz Yorum Yapılmamış

    Yorumunuzu Yazın