Menu
Sağlık

Nur Ayanoğlu ile Celery Juice Hareketi Hakkında Konuştuk

Neredeyse üç yüz yıldan bu yana Descartes’in ve hatta Newton ve Darwin’in çalışmalarına dayandırılan bir tıp zihniyeti hüküm sürmekte. Bu zihniyet semptomlarımızı bir ölçüde anlamsız kılıp bedenimize zaman zaman bir makineymiş gibi yaklaşıyor. Ancak bedenimizi sadece medikal yönüyle ele almayan birtakım bilimsel araştırmalar da yayımlanmaya başladı.

   “Heal” (Şifa) isimli bir belgesel izlemiştim. Orada, araştırmacı-yazar Kelly Turner’dan ve onun on yıl boyunca ölümcül seviyeye gelmiş hastalıkların insan bedenindeki radikal gerilemeleri üzerine yaptığı bir araştırmadan bahsediyordu. Araştırmacı bu amaçla çıktığı dünya turunda birçok farklı ülkeden, hastalıkları radikal bir şekilde gerileyerek hayatta kalmış kişilerle röportaj yapmış. Toplam bin beş yüz vaka analiz etmiş, iki yüz ellinin üzerinde derinlemesine görüşme yapmış. Böylece her kanser türü için onaylanmış ve rapor edilmiş radikal gerilemelerin mevcut olduğunu görmüş. Pankreas kanseri hastaları, dördüncü aşama akciğer kanser hastaları, imkânsız denen büyük beyin tümörü vakaları… Bu tür hastalıkları yenmiş ve iyileşmiş insanların iyileşmek için uyguladığı yetmiş beş farklı yöntem tespit etmiş. Tabii şifalanan herkes bu yöntemlerin her birini uyguluyor değil. Ancak, verilere baktığında tamamının uyguladığı dokuz madde öne çıkıyor. Bunlardan yalnızca ikisi fiziksel.

  1. Beslenme biçiminizi tamamen değiştirmek.
  2. Şifalı bitkiler ve vitaminler kullanmak.

Geriye kalanlar ise zihinsel, duygusal ve ruhsal faktörler.

   Kimi toksin ve patojenleri beslenme ve bitkiler yardımıyla atma fikri benim de aklıma yatıyor. İlaç olarak doğaya ve beslenmeye dönmek antik medeniyetlerin binlerce yıl başarıyla uyguladığı bir yöntem.

   Burada özellikle bahsetmek isterim ki uzun zamandır bedenimde ara ara nükseden kronik bir iltihaplanma problemi var. Sebebi net olarak belirlenemese de genel anlamda strese ve fazla ilaç kullanımına bağlanıyor. Bir şekilde bağırsak duvarlarım hasar görmeye başladığında bağırsak duvarında delikler oluşuyor ve içindeki atık kan dolaşımına girerek iltihaplanma yaratıyormuş. İyileşme sürecindeki kilit nokta tabii ki beslenme. Ama nasıl? Büyük oranda bitkilere dayalı, tahıl, sebze meyve yani besin değeri yüksek gıdalar. Ama dikkat edin, işlenmemiş olmalı!

   Kendimi iyileştirme konusunda ne yapabileceğimi düşünürken karşıma yıllar önce tanıştığım ve çok sevdiğim arkadaşım Nur’un tanıttığı, dünyada hızla bilinmeye başlayan ve Türkiye’de de yayılan “kereviz sapı suyu” hareketi dikkatimi çekti. Nedir bu kereviz sapı suyu? Ne işe yarar? Gelin, Nur Ayanoğlu’ndan öğrenelim.

VEGGIE: Kendinden bahsetsene biraz. Çok güzel işler çıkartıyorsun. Bence seni herkes detaylıca tanımalı. 🙂

NUR: Çok naziksin. 🙂 Ben Nur, şu anda yayınevleriyle çalışan bir tercümanım. Siyaset kuramı ağırlıklı kurgu dışı kitaplar çeviriyorum. Boğaziçi Çeviribilim (Mütercim Tercümanlık) bölümünden mezun olduktan sonra İTÜ Siyaset Çalışmalarında yüksek lisans yaptım. Almanya’da Max Planck Enstitüsünde araştırma görevlisi olarak çalıştım. Büyükşehir belediyesinde ve Valilik’te devlet memuriyeti geçmişim var.

Sağlıklı yaşam merakıma gelince, ilkin anneannemden, sonra annemden ilham aldım. İstanbul Çamlıca’da tarım ve hayvancılık yapan anneannem, çiftçi olmasının yanı sıra, dilden dile nam salmış bir şifacıydı da. Organik tarım diye bir kavram yokken organik tarım yapar, sıfır atık diye bir kavram yokken sıfır atıkla çalışırdı, yani öyleymiş, bunlar benim geriye dönüp bakarak kazandığım farkındalıklar. Bazen “Vay be,” diyorum, “anneannem sosyal medya çağında yaşasaydı belki bir sağlık gurusu olarak bilinecekti.” Ki bu bizim topraklarımızda birçok insan için geçerli. Anneannemin bitkisel merhemleri, yağları, otları vardı. Dalından meyve, topraktan sebze alıp yemeyi, doğaya saygıyı ondan öğrendim. Keza annemin, şimdi şimdi Ayurveda öğretileri olduğunu fark ettiğim bazı ritüellerini görür, ne olduğunu anlamazdım. Sonraları bu yaşam biçimine ben de sarıldım.

VEGGIE: Nedir bu celery juice hareketi?

NUR: Küresel olarak başlamış bir yeşil yaşam hareketi bu. Her sabah aç karna 450-900 ml. taze sıkılmış kereviz sapı suyu içip 15-30 dakika sonra kahvaltı yapıyoruz.

ABD’de başladığı için özellikle Amerikan yaşam tarzı olarak bildiğimiz hayvansal gıda ve kötü karbonhidrat ağırlıklı hızlı beslenme alışkanlıklarının hasta ettiği insanların şifa arayışında tutunduğu, bu şekilde ivme kazanan bir hareket. Az hareket eden, kötü uyuyan, çok çalışan, kirli hava soluyan, yeşil görmeden yaşayan, endüstriyel tarım ve hayvancılık ürünlerini büyük porsiyonlarda yiyen, tüm bunların sonucunda sürpriz olmayacak şekilde hastalanmış ve giderek daha da hastalanan modern insana, aslında her birimize hitap ediyor.

VEGGIE: Nasıl bir motivasyon seni bunun Türkiye ayağını temsil etmeni sağladı? Senden başkaları da var mı?

NUR: Ben 2019 Ocak’ta açtım Instagram hesabını. Beni güdüleyen, evime gelen arkadaşlarımın “Şu celery juice’u ne diye içiyorsun” diye sorması oldu. Çok çeşitli faydaları olduğu için şakayla karışık “Sana ne lazım” diye yanıtlıyordum. Kendi sınırlı çevremin bunu çok merak ettiğini görünce bari sayfa açayım dedim ama böyle bir platforma dönüşeceğini tahmin etmiyordum. Sayfa büyük ilgi gördü, iki aya kalmadan 10K’nın üzerinde takipçi kitlesine kavuştu; birdenbire sap kereviz üreticileriyle ve soğuk sıkım makinesi distribütörleriyle, sağlıklı yaşam markalarıyla işbirliği yapacak noktaya geldim.

Türkçede bu konuda hiç içerik yoktu. “Celery”nin ne olduğu dahi bilinmiyordu; hakikaten işin alfabesine dair içerik ürettim başlarda. Halen yeni takipçiler sap kerevizi tanımıyor; bu yüzden tekrar tekrar bu yönde içerik üretmem gerekebiliyor.

Celery Juice Turkey’nin üstlendiği içerik üretme misyonuyla hareket eden başka bir sayfa yok ama birçok yeşil içecek sayfası var tabii. Birçok etkili kişi, diyetisyenler, fonksiyonel tıp uzmanları, sağlıklı yaşam guruları celery juice içiyor ve paylaşıyor.

VEGGIE: Kereviz sapı suyunu nasıl hazırlıyoruz? Anladığım kadarıyla bu pazardaki kerevizlere pek benzemiyor?

NUR: Kereviz sapı suyu katı meyve sıkacağı, blender veya soğuk sıkım makinesiyle (slow juicer’la) hazırlanabilir. Güzelce yıkayıp yapraklarını ayıkladıktan ve karbonatlı suda beklettikten sonra geriye sadece sıkmak kalıyor. Eğer blender’la sıkılacaksa 200 ml kadar su eklenmeli, sonra da tülbentle veya tel süzgeçle posasından ayrılmalı.

Sap kereviz pazardaki kerevizlerin üzerinde doğal olarak büyüyen saplar gibi değil; çok daha iri gövdeli, yemyeşil, bol sulu. Bu yüzden doğrudan üreticiden online siparişle eve getirtmek en mantıklısı.

VEGGIE: Özel bir makinesi var mı?

NUR: Özel bir makinesi yok ama varsa soğuk sıkım makine en iyi seçenek. Yine de her bütçeye uygun ve artık birçok evde bulunan blender’larla da sıkılabiliyor; zaten takipçilerimin ezici çoğunluğu bu şekilde yapıyor. Ancak bu içecek posasız içildiğinden posası muhakkak süzülmeli.

VEGGIE:  Nasıl tüketilmeli?

NUR: Başlangıç için bir sap kerevizden çıkan su kaç ml ise o içilebilir. Sabahları içince gün boyunca yediklerimizi daha iyi sindirmemizi sağlıyor. Ancak sıkı yaşam temposunda sabah içemeyenler akşam yemeğinden iki saat sonra, yani midede sindirim işlemi tamamlanmışken de içebilir. Gece uykusuna şahane bir hazırlık oluyor; kolajen üretimini destekleyen, uyku kalitesini yükselten bir içecek.

VEGGIE: Tadını sevmeyenler olabilir diye başka meyve ya da sebzelerle tatlandırılmasını tavsiye eder misin?

NUR: Tadına bayılan, hatta canı çeken olduğu gibi hiç içemeyen de oluyor. Alışmak için limon veya yeşil elma eklenebilir ama en yüksek şifa sek içildiğinde görülüyor. 

VEGGIE: Vücudumuzda ne gibi değişimler olmasını beklemeliyiz?

NUR: Beslenme alışkanlıklarımızı düzenleyerek, yani sebze temelli (plant-based) beslenmeye geçerek celery juice içersek hızlı bir iyileşme, şifalanma bekleyebiliriz. İlaçsız yaşama geçebilme, kronik ve otoimmün hastalıklardan, akne, roza, egzama, döküntü gibi orta veya ileri derecedeki cilt ve deri rahatsızlıklarından kurtulabilme imkanı var. Celery Juice Turkey’de takipçilere ilham olması niyetiyle iyileşme hikayeleri paylaşıyorum ve bu hikayeler ağırlıklı olarak modern tıbbın ilaçlarla tedavi edemediği veya ilaçlarla yaşamaya mahkum ettiği hastalıklarla alakalı.

Bir de celery juice’un katkısı abur cubur, hamur işi ve şekerli gıdaya yönelik, kısacası “pis yemeye” yönelik iştahımızı azaltması. Sigarayı ve alkolü bu sayede azaltan, hatta bırakanlar da var. Bedenimizi bir bütün olarak düşündüğümüzde ki bu bütünlüğe saygı göstermek çok önemli, tek bir içecek üzerinden değil, sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek yaşamak lazım. Nereden başlayacağını bilemeyenlere, iştahını kontrol edemeyenlere 21 günlük kereviz sapı suyu hareketini denemelerini öneririm.

VEGGIE: Sağlığa faydaları nelerdir?

NUR: İnsanın bir bütün olarak yaşamsal sistemlerine iyi geliyor. Sindirim, dolaşım, boşaltım sistemlerine, sinir sistemine, lenf ve üreme sistemlerine doğrudan ve dolaylı faydaları var. Hücresel düzeyde çalışan ve hücre çeperinden içeri girmeye hazır molekül yapısıyla bedenin almaya can attığı bir “su” olan bu özüt, posasız olduğu için dakikalar içinde bütünüyle sindirilerek tüm organlara ulaşıyor ve hücresel arınma sağlıyor. Bu arınma, organların işlevini daha iyi yerine getirmesi için bedenin verimliliğini artırıyor.

VEGGIE: Daha önce kullanılması sakıncalı olan bir durumla karşılaştınız mı?

NUR: Kan sulandırıcı hap kullananların içmesi uygun değil ama onun dışında hamile ve emziren kadınlar, bebekler, çocuklar, ileri yaştaki kişiler, herkes güvenle içebilir. Sayfamda zaman zaman paylaşıyorum, Avrupa ve ABD’de çocuklarına doğuştan itibaren hiç hayvan sütü içirmeyen, anne sütünden kesildikten sonra sadece kereviz sapı suyu veren anneler var. Biberonda süt yerine, biberonda celery juice! Bizim coğrafyamızda halen “radikal” kaçan bu önlemleri aslına bakarsan ben de çocuğum olsa uygulamak isterim.

VEGGIE: Gördüğüm kadarıyla arada challenge yapıyorsunuz. Bunlar için belli periyodlarınız mı var? Bir sonraki ne zaman?

NUR: İlk başlattığım challenge #celery21 etiketiyle 21 günlük bir hareketti; sonra bunu defalarca tekrarladık. Geçen sene yaz mevsimi yaklaşırken #yazadoğru21 etiketiyle üç basamaklı bir challenge düzenlemiştim; toksin atımı için taze rezene suyu, hindistan cevizi yağıyla oil pulling ve kuru fırçalama adımları vardı bu challenge’da. En son, çok sevilen #benkalpcildim challenge’ımız oldu; cilt güzelliğinin içeriden geldiğine dair farkındalık da yaratan bir hareket bu. Düzenli olarak farklı temalarda challenge’lar düzenliyorum, bedenimizin mevsimsel ihtiyaçlarına göre de şekilleniyor biraz. Bir sonraki yine #benkalpcildim etiketiyle olacak; sonra da yaza hazırlık için bir hareket planlamayı düşünüyorum. Herkesi beklerim. 🙂

VEGGIE: Instagram sayfanda, farklı konularda da postlar yayınlıyorsun. En son soyadan mum yapmıştın. O kadar hoşuma gitti ki ben de yapmaya başlayacağım. Vegan ürünler kullandığım için mum alırken sormak zorunda kalıyorum içeriğini; soya mı yoksa bal mumu mu diye.Tarifi nedir? Nasıl hazırlıyorsun?

NUR: Şahsi sayfamda özel meraklarımla ilgili paylaşımlarım oluyor. Dediğin gibi, şu sıralar soya mumu yapıyorum, o kadar kolay ve ödüllendirici ki! Yapımı ayrı keyif, ışığında oturmak ayrı. Meditasyonun şahane eşlikçisi, içine kattığım aromaterapi yağlarıyla daha da iyi hissettiriyor.

Tarif şöyle. Benmari usulü eritip ocaktan kaldırıyorum. Isısı düşsün diye beş dakika bekleyip dilediğim yağı katıyorum (zeytinyağı da olabilir). Yağı katarken çırpma teliyle hep aynı yöne çırpıyorum; bu işlem mumla yağın eşit karışmasını sağlıyor. Beş on dakika daha bekletip dilediğim kaba döküyorum. Birkaç püf noktası var tabii. Yeterince soğumadan kaba dökersek yüzeyi düz olmuyor. Fitil ahşap öneririm; yanarken şömine gibi çıtır çıtır ses çıkarıyor. Kabın ağzı genişse birkaç fitil kullanmakta fayda var.

VEGGIE: Sizi hangi kanallar aracılığı ile takip edebiliriz?

www.celeryjuiceturkey.com web sitemde “Celery Blog” başlığı altında sıkça sorulan sorular olabildiğince kısa ve net biçimde yer alıyor. Instagram’da zaten çok aktifiz; her gün kendi challenge’ının belirli gününde olan takipçiler hikaye paylaşıyor, ben de repost ediyorum, hepimiz için motivasyon kaynağı.

VEGGIE: Teşekkürler Nur. İyi ki varsın 🙂

Nur Ayanoğlu’nu aşağıdaki instagram linklerinden kolayca takip edebilir, sizler de bu şifanın bir parçası olabilirsiniz.

https://instagram.com/nur.ayankizi?igshid=1dtbey5jb77ac

 

https://instagram.com/celeryjuiceturkey?igshid=uithnhqd8muu

Henüz Yorum Yapılmamış

    Yorumunuzu Yazın