Menu
Genel

Ruhsal Büyüme Sürecinde Beslenmenin Önemi

Değişim süreci birçoğumuz için kolay geçmez. Eskiyi arkamızda bırakıp yeniye çabucak kollarımızı açamıyoruz. Şunu çok duyarım; ‘’Alkolü, sigarayı bırakabilirim ama peyniri asla bırakamam!’’… Beslenme sistemimizi değiştirmek, tabaklarımızı dönüştürmek işte bu bağımlılık yaratan unsurlardan bile daha zor geliyor insanlara. Aslında süreç aynı, belki azalta azalta ya da pat diye bırakılıyor her şey, bu kişinin karakterine göre değişir. Konuyu buradan, ‘’neden sigarayı bırakabiliyoruz da peynirden vazgeçemiyoruz’’a getirmeyeceğim. Bununla ilgili kendi sitemde de olmak üzere birçok araştırma yazısı bulabilirsiniz. Yine de kendi yazı linkimi buraya bırakıyorum.   https://veggieofficial.com/sut-urunlerini-hayatimizdan-neden-cikarmaliyiz/

Araştıranlar, ilgi alanı spiritüal konular olanlar muhakkak rastlamıştır; Spiritüalistler, inisiyasyon çalışması yapmadan  1 hafta ya da 10 gün kadar önce uygulamayı yapacağı danışanına et yemeyi bırakmasını söyler. Ben bununla hâlihazırda vegan olduğum süreçte çok karşılaştım ve yıllar önce küçük bir araştırma yapmıştım, alanında uzman birkaç kişi ile de konuşma fırsatım oldu.

Yaşam boyu her alanda sağlıklı olabilmek ve bu hali sürdürebilmek; aileden getirilen kalıtsal etmenler, hava kirliliği gibi çevresel etmenler, yetersiz beslenme gibi nedenlerle bireylerin doğrudan kontrol edebildikleri bir durum değildir. Ancak bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçek var; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarına sahip olma, stresi iyi yönetebilme ve vücut bütünlüğü açısından ele almamız gereken ilk kural. Yani her şey tabağımızdan başlıyor. Ruhsal iyileşme sürecinde bizden eti azalmamızı istemelerinin nedeni; zihin ve beden bütünlüğü. Et yemek sindirimi zorlaştırır, tüketiminden sonra insana fiziksel olarak bir ağırlık ve halsizlik yaratır, sürekli etle beslenen insanlar bu ağırlığı üzerlerinden atamadığı için mutsuz, huzursuz ve agresif bir mizaçları olurlar. Bunları takiben stres, anksiyete gibi psikolojik sorunların yaşanması da tetikleniyor. Bir de hafif bir şeyler yediğimizde ne kadar keyifli olduğumuzu hatırlayalım. Kendimizi hafif, sağlıklı, enerjik ve mutlu hissederiz. Hayvansal beslenmeyi bıraktığımızda daha sakin ve daha az kaygılı bir insana dönüşmeye başlarız. Bunlarda bir spiritüalistte aranan ilk özelliklerdir.  Tüm bunların yanı sıra bir canlının varlığına, yaşam hakkına saygılı olmak, et yemeyerek doğaya bulunduğumuz katkının verdiği iç huzur da ruhsal büyümemizi etkileyen bir diğer unsurdur.

Özellikle kurban bayramı yaklaştıkça TV’de, etin lezzeti ve verimi için kurbanlıkların stresten korunması gerektiği konuşulur. Neden biliyor musunuz? Sadece etin kalitesi için değil. Strese girmiş bir hayvanın bünyesinde salgıladığı stres hormonları kana karışır. Hayvan ölüp tabağımıza geldiğinde, zaten yetiştirildiği süre boyunca aldığı ilaçların yanı sıra bir de böyle salgılanan stres hormonlarını da yemiş oluyoruz. İşte bunların hepsi bizim bilinç düzeyimizin kalitesini etkiliyor ve ruhsal uyanışımızı yavaşlatıyor.

Eğer siz de bu konularla ilgileniyorsanız tabağınızı bir kez daha gözden geçirmelisiniz.

 

Henüz Yorum Yapılmamış

    Yorumunuzu Yazın