Menu
Genel

Veganizm Üzerine Gerçekleşen Tartışmaların Üstesinden Gelmek

Son zamanlarda medya organlarına sık sık yansıyan toplumdaki öfke ve hakaret olaylarına hepimiz şahidizdir. En çok ta aktif sosyal medya kullanıcıları bilir ki, yüz yüze yapılamayan tartışmalar dilin kemiği yokmuşçasına internet ortamında ağızlardan dökülüveriyor. Bir fikri bu camiada paylaşmayıverin aksini savunanlar hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmayan, gerçekliği kanıtlanmamış o küçücük fikirleriyle sizin argümanlarınızı %100 kanıtlanmış olsa bile çürütmek için sıraya giriveriyorlar. Bu olayların derin psikolojik etkiler nedeniyle yaşandığını belirten psikiyatristler,’’en önemli nedenleri arasında kişinin kendisinde eksik olarak hissettiği açıklarını kapatma çabası’’olduğunu belirtiyorlar. Kişi kendisinde yetersizlik olarak yer edinmiş duygularını açığa vurmaktan veya fark edilmesinden endişe duyarak hakaret etme yoluna başvurabiliyormuş.


Vegan olanlar bilir; bir tartışmaya girdiğimizde (hatta o tartışma genellikle bizler tarafından açılmaz! ) kısa süre sonra alaycı tavırlar, laf dokundurmalar, hatta çoğu zaman ‘’Ben veganım’’ dedikten sonra gelen o imalı gülüşler, sert karşı savunmalar kaçınılmazdır. Sadece sözle değil, imalı bakışlarla, mimiklerle de karşılaşırız. Küçümsemeyi benimsemiş, bunu huy haline getirmiş insanlar, bu küçümseyici ve alaycı tavırlarıyla kendilerini ve fikirlerini yücelttiklerini düşünürler ve buna inanırlar. Küçümsemek ve alaycılık, bir tür cehalet sisteminin içinde var olmayı sürdürmektir. Bu davranışları bencilce anlayışlarından kaynaklanır ve içlerindeki kibirden doğar. Sözde, karşısındakini, karşı fikri alçaltmaya çalışır. Çünkü durum gerçekte tam tersidir. Aslında onlarda doğrunun hangisi olduğunu hissederler ama bunu konfor alanlarının dışına çıkmak istemedikleri için kendilerine itiraf edemezler. (Örneğin; akşam yemeğinde ölü hayvan eti yemek, yarım saat fasulye kaynatmaktan daha kolay gelir. (Bu itiraf edilmiş bir gerçektir.) Yada hayvan deneyi yapmayan kozmetik ürünlerini araştırıp ondan sonra alışverişe gitmek yerine alelade bir yerde kolaylıkla bulduğu için hayvan deneyi yapan ürünü tercih eden, vegan yaşam tarzını benimsemeye üşenen insanlar görüyoruz. )


Bu sinirimizi bozan, her konuda bilgi sahibi olan, asla yanılmadığını düşünen, yüksek egolu, narsist kişilik bozukluğu olan, genellikle internet camiasında karşılaştığımız fakat çoğu zaman da yakınlarımız olabilen, atsan atılmaz satsan satılmaz eşimiz, dostumuz, arkadaşımız, akrabalarımızla tartışırken nelere dikkat etmeliyiz belirtmek isterim;


• Anlamsız bir didişme ve zıtlaşma başladığında karşıdakinin savunucu tutumunu arttırmayacak bir tarz ile konuyu daha sonra yeniden konuşmayı önerin. Onun sizi kışkırtan üslubunu dikkate almayın. Böyle bir ortamda hiç kimsenin kendisinin haksız olduğunu kabul etmeye yanaşmayacağını unutmayın. Haklılığınız eninde sonunda ortaya çıkacaktır.
• Haklı olduğunu kanıtlamaya çalışırken neyin nasıl söylendiği de çok önemlidir. Köşeye sıkıştırmaya çalışan üslup, karşı tarafı daha da savunucu olmaya itmektedir. Bu nedenle üslubunuza dikkat edin.
• Israrcı biçimde haklı olduğunuzu kanıtlamaya çalışmanız karşı tarafın savunmalarını arttırmaktan başka sonuç yaratmaz. O an için duymamış gibi gözükse bile söylediklerinizi sonradan düşüneceğini unutmayın. Hemen şimdi hatasını kabul etmesini beklemeyin. Düşüncelerinizi ısrarcılığa kaçmadan söyleyin.
Ve hararetli giden bir tartışmaya devam etmek için vaktimiz olmadığında şunu hemen sonuna iliştirip oradan ayrılabilirsiniz;’’Herkes gibi yanılabileceğini kabul edip daha insan olmaya çalışmak ve gelişmek adına hatalı düşüncelerini kabul et ve lütfen vegan ol. Çünkü hayat senin egonu törpülemeni bekleyecek kadar uzun değil.’’

Henüz Yorum Yapılmamış

    Yorumunuzu Yazın